Nihan Yarkent İnce

Betonun içinde geçen yıllar, projelere yön veren stratejiler, sahada kazanılmış tecrübeler ve
akademik kürsülerden taşınan bilgi… Yıldız Teknik Üniversitesi’nde aldığı mimarlık ve
restorasyon eğitimi, Fransa’da beton teknolojileri üzerine gerçekleştirdiği çalışmalar ve
Türkiye’nin dev firmalarında geçen 29 yıllık kurumsal tecrübe, onu “yatırım mimarı” haline
getirdi. Bugün Coldwell Banker Storm çatısı altında; fabrikalardan soğuk hava depolarına,
butik otellerden arsa ve proje yönetimine kadar yaklaşık 5.5 milyar TL’lik bir portföyü
yöneten, analitik düşünce ile sezgiyi buluşturan bir uzman. İzmir’e gönlünü vermiş, mesleğini tutkuyla yapan, vizyonu ve bilgeliğiyle yol gösteren Gökben Güven Özçiçek ile ticari gayrimenkul fırsatlarını, yatırımda yapılmaması gerekenleri ve onun mesleki serüvenini konuştuk.

“Ben projeye değil, potansiyele bakarım.
Mimarlıktan ticari gayrimenkule uzanan bir yolculuk… Nasıl başladı bu dönüşüm?

Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi mezunuyum. Restorasyon yüksek lisansı da
aynı üniversiteden. Enka, Doğuş, Lafarge, Arkas gibi dev firmalarda; sadece mimarlık değil,
satış, pazarlama, ürün yönetimi ve iş geliştirme alanlarında çalıştım. Beton teknolojileri
üzerine Fransa’da eğitim aldım, ardından üniversitelerde ders verdim. Bu birikim, beni sadece “çizen” değil, “strateji geliştiren” biri yaptı. İzmir’e geldiğimde artık sahaya tüm deneyimimi aktarma zamanı gelmişti. Ticari gayrimenkul tam da bu sentezi yapabileceğim bir alandı.

“Yatırım, geleceği okuyabilmektir”
Coldwell Banker Storm’daki göreviniz tam olarak neyi kapsıyor?

Storm ekibinde, özellikle ticari gayrimenkul portföylerinin yönetimi ve geliştirilmesi alanında
çalışıyorum. Fabrikalar, soğuk hava depoları, butik oteller, arsalar, kat karşılığı projeler…Şu
anda yaklaşık 5.5 milyar TL değerinde, 37 farklı taşınmazın olduğu bir portföyü yönetiyoruz.
Ayrıca, 5 büyük ölçekli projenin satış koordinasyonunu üstlenmiş durumdayız.

Sizi yatırımcılar için güvenilir bir isim yapan ne oldu sizce?

Çünkü sadece gayrimenkul satmıyorum, strateji kuruyorum. Mimari alt yapım, teknik bilgim,
saha deneyimim ve kriz okuma becerim var. Yatırımcının hangi taşınmaza neden yönelmesi gerektiğini biliyorum. Ve en önemlisi: İzmir’i yüreğimle okuyorum.

İzmir bu kadar öne çıkarken, yatırımcılar neyi kaçırmamalı?

Her semtin bir potansiyeli var ama doğru zaman, doğru proje ve doğru ekip olmadan bu
potansiyel değerlenmiyor. Urla, Çeşme, Torbalı, Kemalpaşa ya da Bornova… Bunlar sadece
yer adı değil. Her biri doğru projeyle çok şey vadediyor. Biz de bu vadedilenle gerçeği
buluşturuyoruz.

Bir gayrimenkul portföyünü güçlü kılan sizce nedir?

Sadece lokasyon değil; imar durumu, zemin etüdü, bölgedeki altyapı yatırımları, çevresel
planlama, ekonomik sürdürülebilirlik gibi çok katmanlı analizler yapıyoruz. Portföyümüzdeki
her taşınmazın bir hikâyesi, bir vizyonu var. O yüzden yatırımcılar sadece bina değil, bir
gelecek satın alıyor.

Satıştan projelendirmeye kadar geniş bir alanda çalışıyorsunuz. Bu sizi yormuyor mu?

Aksine, beni zinde tutuyor. Proje geliştirmek bir yaratı süreci, bu da bana çok iyi geliyor.
Zaten yıllar içinde öğrendiğim şey şu: Satış, aslında bir inşa sürecidir. İlişki inşa edersiniz,
güven inşa edersiniz, sonra yapı gelir.

Akademik yönünüzü de sürdürüyor musunuz?

Evet, hâlâ üniversitelerde beton teknolojileri, yapı malzemeleri ve uygulama pratikleri üzerine dersler veriyorum. Ayrıca, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde inşaat teknisyenleri, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde de mimarlara yönelik çalışmalar yapıyorum. Gençlerle bilgimi paylaşmak, benim için büyük bir motivasyon kaynağı.

Ticari gayrimenkulde yatırım yapmak isteyenlere tavsiyeniz?

Korkmayın. Ama danışmadan da ilerlemeyin. Bu piyasa risklerle dolu ama doğru analiz,
doğru kişi ve doğru zamanla büyük kazançlar mümkün. Benim işim sadece yatırımcının elini tutmak değil, onun önünü açmak.

Son soru, kadın olarak bu sektörde yol almak nasıl?

Zorlayıcıydı ama yılmadım. Güzelyalı Rotary Kulübü’nün 100 yıllık tarihinde ilk kadın
başkanı oldum. Mozaik Kardeşlik Derneği, LİYAKAT Derneği, Fenerbahçe 1907 Derneği
gibi platformlarda yer alıyorum. Şunu net söylemek gerekiyor ki kadın olmanın doğal bir
zorluğu var ama el ele verdiğimiz sürece aşamayacağımız zorluk da yok.

Paylaş