Nihan Yarkent İnce
Turizm ve organizasyon sektörünün güçlü kadın girişimcilerinden biri olan Ayşen Tümbay, kurucusu olduğu Global For All ile yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası arenada da adından söz ettiriyor. Kongre turizmine farklı bir bakış açısı getiren Tümbay, sektördeki yolculuğunu, yaşadığı zorlukları, kadın girişimciliğine bakış açısını ve Çeşme’de hayata geçirdiği Paşa Beach projesini Milliyet Ege’ye anlattı. Cesaret ve vizyonun önemine dikkat çeken Tümbay, kadınlara “Hayallerinizin büyüklüğünden korkmayın” dedi.
Kongre turizmi sektörüne adım attığınız ilk günleri hatırlıyor musunuz?
Kongre turizmi sektörüne ilk adım attığımda beni en çok motive eden şey, bir etkinliğin yalnızca salonlarda geçen bir program olmadığını fark etmekti. Her kongre, fikirlerin buluştuğu, dostlukların kurulduğu ve bilimin sınırlarının genişlediği bir yolculuktu. İnsanları bir araya getirmenin dönüştürücü gücü beni derinden etkiledi. O günlerde en büyük motivasyonum, bu köprünün mimarlarından biri olabilme ihtimaliydi.
Global For All’u kurarken hedefiniz neydi?
Türkiye’den doğan bir markanın dünya çapında saygın ve yenilikçi bir oyuncu olmasını istedim. Global For All yalnızca etkinlik düzenleyen bir şirket değil, teknolojiyi ve yaratıcılığı odağına alan bir ekosistem olarak kuruldu. Bugün geldiğimiz noktada ise deneyimler tasarlayan, kültürleri buluşturan bir yapıya dönüştük.
Kadın bir girişimci olarak turizm sektöründe ne gibi zorluklarla karşılaştınız?

Sektöre adım attığımda yetkinliklerimden önce cinsiyetimle değerlendirildim. Bazen toplantılarda sözümün dinlenmesi için iki kat fazla çaba göstermem gerekti. Ama işime olan tutkumu hiç kaybetmedim. Ailemden, yol arkadaşlarımdan ve kadın dayanışmasından güç alarak yoluma devam ettim. Her zorluğu aşarken gördüm ki sınırlar dışarıda değil, insanın kendi içindeymiş.
Kadınlara tavsiyeniz ne olur?
Hayallerinizin büyüklüğünden korkmayın. Başarı, cesaretin ve tutkunun birleşiminden doğuyor. Bir kadın, cesaretini tutkusu ile birleştirdiğinde önünde hiçbir engel duramaz.
Türkiye’de kadınların turizm sektöründe üst pozisyonlara gelmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çok yetenekli kadınlar var fakat cam tavanlar, önyargılar ve fırsat eşitsizlikleri hâlâ karşımıza çıkıyor. Kadınların yönetim masasında çoğalması sadece adalet değil, sektörün geleceği için de zorunluluk. Mentorluk mekanizmalarının güçlendirilmesi ve başarı hikâyelerinin görünür kılınması gerekiyor.
Pandemi döneminde nasıl bir dönüşüm yaşadınız?
Pandemi, bizim için dönüm noktası oldu. Dünyanın en geniş katılımlı online kongrelerini ve hibrit kurumsal etkinliklerini düzenledik. Krizi bir fırsata dönüştürdük. Teknolojiye yaptığımız yatırımlarla dijital platformları etkinlik kültürümüzün ayrılmaz bir parçası haline getirdik.
İzmir sizin için ne ifade ediyor?
İzmir benim köklerimin, değerlerimin ve hayallerimin şekillendiği şehir. Kadın girişimciliği açısından çok özel bir ekosistemi var. Kadın kooperatifleriyle iş birlikleri yapıyor, genç kadınlara mentorluk desteği veriyorum. İzmir’e olan gönül borcumu bu projelerle ödüyorum.
Çeşme’deki Paşa Beach projesi nasıl doğdu?
Paşa Beach’in ilk halini gördüğümde yorgun ve kimliğini kaybetmiş bir alandı. Ama ben potansiyelini gördüm. Amacım sadece bir beach işletmesi değil, gastronomiden müziğe, sanattan denize uzanan bir yaşam deneyimi sunmaktı. Bugün Paşa Beach, Çeşme’nin ruhunu yansıtan bir destinasyona dönüştü.
Kadın girişimciliği açısından İzmir’in avantajları ve dezavantajları neler?
İzmir’in özgürlükçü yapısı ve dayanışma kültürü kadın girişimciler için büyük bir avantaj. Ancak yatırım ağı İstanbul kadar geniş değil, finansmana erişimde zorluklar var. Buna rağmen İzmir’in kadın girişimciliği, dayanışma kültürüyle daha da güçlenebilir.








